Tanıma ve Tenfiz

Kategori: Tanıma Tenfiz | 0

Tanıma ve Tenfiz

1. Tanıma Ve Tenfiz Nedir?

Uluslararası özel hukuk alanında en sık karşılaşılan konulardan biri, yabancı bir mahkeme tarafından verilen kararların Türkiye’de hukuki sonuç doğurup doğurmayacağıdır.

Bu noktada iki temel kavram karşımıza çıkar: tanıma ve tenfiz.

Tanıma, yabancı bir mahkeme kararının Türkiye’de yalnızca hukuki sonuç doğurmasının kabul edilmesi anlamına gelir. Örneğin, yurt dışında alınan bir boşanma kararının Türkiye’de de geçerli sayılması tanımaya örnek teşkil eder.

Tenfiz ise yabancı mahkeme kararının Türkiye’de cebri icra edilebilir hale getirilmesidir.

Başka bir deyişle, tanıma yalnızca kararın hukuki varlığını kabul ederken, tenfiz kararın Türkiye’de zorla icra edilmesini mümkün kılar. Örneğin, yabancı bir mahkemenin verdiği tazminat ya da para alacağı kararının Türkiye’de icra edilebilmesi için tenfiz şarttır.

2.Tanıma ve Tenfiz Şartları:

MÖHUK’un 54. maddesi yabancı mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin şartları açıkça düzenlemiştir. Bu şartlar sınırlı sayıda olup, Türk mahkemesi tarafından re’sen incelenir.

Öncelikle, karşılıklılık şartı aranır. Bu şart yalnızca tenfiz davalarında uygulanır, tanıma davalarında aranmaz. Karşılıklılık, iki ülke arasında bir antlaşma bulunması, ilgili ülke hukukunda Türk kararlarının tanınması veya fiilen böyle bir uygulamanın mevcut olmasıyla sağlanır.

İkinci olarak, karar Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmemelidir. Örneğin, taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklara ilişkin uyuşmazlıklarda münhasır yetki Türk mahkemelerine aittir.

Üçüncü şart, kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamasıdır. Kamu düzeni istisnası dar yorumlanır ve yalnızca Türk hukukunun temel ilkeleriyle ciddi çelişki halinde uygulanır.

Son olarak, kararın verildiği davada davalının savunma hakkına riayet edilmiş olması gerekir. Yani davalı usulüne uygun şekilde davet edilmiş ve kendisini savunma imkânına sahip olmuş olmalıdır

3. Usul ve Yetkili Mahkeme:

Tanıma ve tenfiz davaları, Türkiye’de Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılır. Ancak aile hukukuna ilişkin konularda, örneğin boşanma kararlarının tanınması veya velayet kararlarının tenfizi davalarında Aile Mahkemeleri görevlidir. Yetkili mahkeme ise davalının Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesidir.

Eğer davalının Türkiye’de yerleşim yeri yoksa, Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemeleri yetkili kabul edilmektedir.

Dava açılırken, yabancı mahkeme kararının aslı veya onaylı örneği, kesinleşme şerhi, apostil ve yeminli tercüme edilmiş belgeler de mahkemeye sunulmalıdır.

 

4.Usul Hükümleri:

Tanıma ve tenfiz davalarında uygulanacak usul, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 50 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

Davalar, basit yargılama usulüne tabidir ve yazılı dilekçeyle Asliye Hukuk Mahkemesi veya aile hukukuna ilişkinse Aile Mahkemesinde açılır.

Davacı, yabancı mahkeme kararının aslı veya onaylı örneği, kesinleşme şerhi, apostil şerhi ve yeminli tercümesi gibi belgeleri mahkemeye sunmakla yükümlüdür.

Mahkeme, tarafları duruşmaya davet ederek savunma hakkının kullanılmasını sağlar.

Yargılama sonucunda verilen tanıma veya tenfiz kararları kesin niteliktedir ve Türk mahkemelerindeki kesin hüküm gibi sonuç doğurur.

Ayrıca, usul hükümlerine aykırılık, örneğin eksik belge ibrazı veya savunma hakkının ihlali, tanıma ve tenfizin reddine yol açabilmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir